ebemkuşağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ebemkuşağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2013 Cumartesi

EbemKuşağı-GökKuşağı- EleğimSağma


Eskiden bir gün bu kapı süsünü kesmiştim, bi aralar dikmeye başladım, sonra birleştirdim, harfleri kestim falan.Uuzunca bir zamana yayıldı yani bu iş. Ve bir keçe işinde daha illa ki bir mini atölyemin olması zaruretinin altını koyu pembe kalemle çizmiş oldum.

Bu ebemkuşağılı kapı süsünü ; yakında gelecek olan; bana hiç de tercih etmeyeceğim şekilde, klasik türk akrabalık isimlerinin garipliğine rağmen, alışılmışlığın bir getirisi olarak "yenge" diyecek olan bir bebekçik için yaptım. Yenge olmayı kabullenemem. bir kere yengelerin bir türlü şekil almayan, kötü saçları olur, mütemadiyen örgü yelek giyerler ve ağır ağır hareket ederler. Literatüre benim gibi bir yenge daha düşmemiştir.

Şimdi aslında görmeye alışık olduğumuz, ama sevimliliğiyle içimizi ısıtan kapı süsüme gelelim. Önce renk renk gökkuşağını çıkardığım kalıpla kestim. Birbirine diktim. Arkasına da 3mm lik kalın bir keçe yapıştırdım. sonra da bulut ve güneşi içine pamuk tıkıştırarak diktim. sonra da harfler işte. İsmi de pek güzel değil mi? Sadece 4 harften oluşması da beni pek sevindirdi.

bu arada bizim yağmurdan sonra gökte gördüğümüz o renkli şeyin 3 hali sırasıyla;
Ebem kuşağı - Gökkuşağı - Eleğimsağma. 3'ü de bu sürecin aşamaları yani.


Bir Orhan Veli şiiri de var.

bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
kuyruğu ebemkuşağı renginde;
bir salıverdim gökyüzüne;
gökyüzünü gördüm.

Bestesi de armağanım olsun..





Bu da 11 yaşında bi çocuğun tasarımı. Uhuyla adını yazıp, sabun gibi olan pastel kalemleri açıp üzerine yapıştırmış. öyle kendiliğinden. Rengarenk, ne güzel değil mi? Şimdi dönüp de çocuğa "sen derste bunlarla mı uğraşıyosun, otur sıfır! " mı deseydim? Demedim, " aferin" dedim, sevindi, bana da yaptı.





Bir de şunun güzelliğine bir bakın :)