28 Kasım 2012 Çarşamba

Pek Çok Şeyli Yazı

Kutsal Su! Senin sonsuz kudretinin farkındayım ve yeryüzü nimetlerinin en tapılası olanı olduğunu, her susağımda, ağladıktan sonraki iç çekişlerimde yüzüme dökülüşünle, yorgunluğumu alıp kasırganda kaybedişinle , güzelliğinle beni büyülerken fark ettim, ediyorum...Önünde bir kez daha eğiliyorum...

Bizim "köy" de sular kesik. (köy diyorum çünkü hiç bir ilçenin başına gelemeyecek bir vaka...son derece ciddi bir kesinti. Yani RANGO filmindeki gibi. Sular bitti. Mutfak tezgahındaki, ve makinedeki onlarca bulaşığı tahmin edemezsiniz. (Bu arada bu animasyonu kesinlikle izlemelisiniz.)Neyse bu su konusunu kapatayım, ama yağmur duasına çıkmama çok az kaldı. eğer hemen sulu, selli bi yağmur yağmazsa; sular gelmeyecek. Yağmurdan sonra bile toprağın suyu emip kalanını bize vermesi haftalar alabilir.Halimiz harap...3 günlük susuzlukta şu sevimli yaratığa benzemeye başladım bile.
2.KONU;
bunu da epey önce yapmıştım da bir önce-sonra klasiği. Gömlek yenileme. Baktım bu susuzlukta bir yaratım çok zor. Eskilerini ısıtıp yiyelim.
ÖNCE;                                      
                                 SONRA;

pazenden orasına burasına parçalar dikip, siyah iplikle göstere göstere yamuk yumuk diktim. Hiç sevmediğim gömlek BİR ŞEY e dönüşüverdi.
 
KONU 3;
Ah bakın, şunları öğrencilerim yapmış bana. Ne güzel değil mi?Yani beni tanıyıp ben de kendime bi şeyler yapıyorum diye, beni böyle sevindirmek istemeleri öyle hoş ki...
 
Şu siyah, manzaralı ,evli kolye ucunu; 7. sınıf Hacer yapmış. Rengarenk deli küpelerini ve keçe broşu da 6.sınıfa giden İlayda. Eşşek sıpalar.
 
KONU 4;
Kış çaylarına bayılırım. Sadece bu başlıkla bir gönderi hazırlayacağım; şu sular bi gelsin...Şimdilik bununla yetinin.
Malzemeler;
 *Mandalina ya da limon ya da portakal  ya da elma kabuğu
*Bir kaç tane karanfil
*Bir kaç çimdik tarçın
*Bir tutam kantoron ya da adaçayı ya da ıhlamur
*Bir poşet kuşburnu çayı




Burada püf noktası; meyve kabukları, tarçın ve karanfil birlikteliğidir!

Afiyet Olsun!
 
 

7 yorum:

  1. konu bir vakti zamanında ankarada i.melih gökçek şelalelerden fıskiyelerden şakır şakır suları gözümüzün önünde akıtıp bizi 13 gün dile bile kolay değil 13 gün susuz bırakmıştı, belediyenin park sulama aracından yalvararak bir kova su alıp damla danla kullandığımızı hatırlarım ki yüzümüzü yıkarken mazot kokardı bu su, nasıl ki eskiler karneyle ekmek der bende su dendi mi burkulurum.
    konu iki bir şey iyi olmuş bende ne zamandır yapmak istiyorum böyle keçeli pazenli bir şey ama tembelim son zamanlar.
    konu üç o eşşek sıpalarını mıncır benim için çok çok selamımı ilet birde öp hiç vazgeçmesinler böyle güzel şeyler yapmaktan ve tatlılıklarından :)
    konu dört bin bir türlü kış çayını kaynatıp kaynatıp içiririm evde bizimkilere pamuk prensesteki cadı gibi onun sapı bunun kökü atar atar kaynatırım ama hiç sevmem içmeyi ama örtünün hastasıyız :)

    YanıtlaSil
  2. Kısaca FD ;ben de:)

    ornicim;
    tek tek yazmışsın bana:)eşşek sıpalarla yazılıdan sonra 2 ders hobi yapçam.pek daha faydalı.Ben de pazenle keçeyi kestim dikmek için makinemi bekliyom.kış çayları da tarçın ve kabuklarla katlanılır kılınıyolar. zaten elinde şeffaf bir çaydanlıktan bardağa dökülen kırmızı bi sıvı tadı kötü bile olsa elde ve gönülde hoş duruyor:)

    YanıtlaSil
  3. anneminkini getiriyom, o aldığı portatif Singer ini beğenmiyor eski kahverengi mobilyalı sabit Singer ini kullanıyor. 15 tatile kadar bekliycem ama:)

    YanıtlaSil
  4. süper yakında diktiklerini görmeye başlayacağız yani :)

    YanıtlaSil

sözler uçsun, yazılar hep kalsın :)